EEEEEEEEEDİZİN DÜNYASIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIII








dersler odevler kesinlikle tiklayin - edizin dunyasi - Blogcu

edizin dunyasi

17/10/2007 - ilginç bilgilerrr

 ♥ 18 Şubat 1979 yılında sahra çölüne kar yağmıştı.
  ♥ ABD’de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin

üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır.
  ♥ Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı

görmek mümkündür.
  ♥ Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün

konuşamamıştı.
  ♥ Amerika’da her saat 40 kişi kanserden hayatini k
aybediyor.
  ♥ Amerika’da satışa sunulan ilk cd,

Bruce springsteen`in "Born in Theusa" albümüdür.
  ♥ Amerikan havayolları, uçuşlarda yolculara

 sunduğu kahvaltılarda her tepsiden bir zeytini

kaldırarak 1987 yılında 40 bin dolar kar etmiştir.
  ♥ Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler.
  ♥ Atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır.
  ♥ Avustralya’daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar.
  ♥ Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar.
  ♥ Başkan John F. Kenndy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.
  ♥ Baykuş mavi rengi görebilen tek kustur
  ♥ Beethoven beste yapmadan önce kafasını

soğuk suya sokardı.
  ♥ Bir Big Mac hamburgerin ekmeğinde ortalama

178 adet susam bulunuyor.
  ♥ Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte

üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.
  ♥ Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
  ♥ Bir Erkek Hayatının Ortalama 3350 Saatini Tıraş Olmak İçin Harcar.
  ♥ Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan

 ölmeden dokuz gün yaşayabiliyor.
  ♥ Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu

dolduracak kadar tükürük salgılar.
  ♥ Bir karınca kendi ağırlığının elli kati ağırlığı kaldırabilir.
  ♥ Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir kopeğinki

 kadar gelişmiştir.
  ♥ Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.
  ♥ Bir kromozom bir genden daha büyüktür.
  ♥ Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun

 dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
  ♥ Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının

büyüklüğüne eşittir.
  ♥ Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafı kullanılır.
  ♥ Buckingham sarayında 602 oda bulunuyor.
  ♥ Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg
  ♥ Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971

yılında Japonya’nın İshigaki Adası’nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.
  ♥ Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200

mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika’dan

daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.
  ♥ Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat
daha uzundur.
  ♥ Central park`ta yüzmek yasalara aykırıdır.
  ♥ Çocuklar baharda daha fazla buyuyor.
  ♥ Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir.
  ♥ Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur,

sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.
  ♥ Döllenmeden sonra çocuğun boyu 5 milyon kat buyur...
  ♥ Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır.
  ♥ Dünyada insan başına düşen karınca sayısı bir milyondur.
  ♥ Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır.
  ♥ Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.

1878 yılının şubat ayında   ♥ Connecticut New Haven’da yayımlanmıştı.
  ♥ Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi cinliler.
  ♥ Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Küba’dır.
  ♥ Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor=.
  ♥ Eğer Barbie gerçekten yaşasaydı vücut ölçüleri 97–72 82 cm olacaktı.
  ♥ Eiffel Kulesi’nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır.
  ♥ Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edilmiştir.
  ♥ En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa’dır.
  ♥ En yakin oldukları noktada, Rusya ve Amerikanın birbirlerine

uzaklıkları dört km `den daha azdır.
  ♥ Erkekler kadınlara göre on kat daha fazla renk koru oluyorlar.
  ♥ Eskimo dilinde kar yağışlarının farklarını tarif etmek için

kullanılan yirmiden fazla sözcük vardır.
  ♥ Fareler kusamaz.
  ♥ Filler zıplayamayan tek memelidir.
  ♥ Gecen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.
  ♥ Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer cin şehirlerinde büyük sellere neden olacak.

 Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak.
  ♥ Gözleri açık tutarak hapşırmak imkânsızdır.
  ♥ Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve

kulaklarımızın büyümesi asla sona ermez. 
  ♥ Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent" anlamına gelmektedir.
  ♥ Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını

Benjamin Franklin başlatmıştır.
  ♥ Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır.
  ♥ Hamamböcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları

halde hiçbir değişime uğramamışlardır.
  ♥ Hapşırdığınız zaman, kalbiniz de dâhil olmak üzere bütün vücut

fonksiyonlarınız bir an için durur.
  ♥ Hapşırırken Burnu ya da Ağzı Kapamak, Felce Neden Oluyor.
  ♥ Havuca rengini karoten verir.
  ♥ Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.
  ♥ Her 25 kişiden biri astım hastasıdır.
  ♥ Her dört Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor.
  ♥ Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay’da düello

yapmak yasaldır.
  ♥ Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta cin’dir.
  ♥ Hindistan`da
oyun kâğıtları yuvarlaktır.
  ♥ Hindistan’daki yıllık doğum sayısı, Avustralya’nın toplam

nüfusundan fazladır.
  ♥ Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.
  ♥ İleri doğru bir adim atıldığında, insan vücudundaki 54 kas çalışır.
  ♥ İlk çamaşır makinesi 1907 yilinda Hurley Machine Co.

 Tarafından pazarlandı.
  ♥ İnciler sirkede erir.
  ♥ İnek sütünün pH değeri 6’dır.
  ♥ İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikâyesinde

 kullanılmak üzere uydurulmuştur.
  ♥ İngiltere’deki bütün kuğular kraliçenin malidir.
  ♥ İnsan beyninin % 80’i sudur.
  ♥ İnsan beyninin ortalama ağırlığı 1.3kg’dır.
  ♥ İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak başparmağınki,

 en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir.
  ♥ İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.
  ♥ İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir.
  ♥ İnsanlar beyinlerinin sadece %10’unu kullanırlar.
  ♥ İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar

ama yetişkin olduklarında bu sayı 206 ya düşüyor.
  ♥ İnsanlar yaşamları boyunca altı filin ağırlığına eşit

miktarda yiyecek tüketiyorlar.
  ♥ İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000’dir.
  ♥ Kadınlar erkeklere oranla iki kat fazla göz kırpar.
  ♥ Kanada, Kızılderili dilinde "büyük koy" anlamına gelmektedir.
  ♥ Kangurular geri geri yürüyemezler.
  ♥ Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır.
  ♥ Kaşları yukarı kaldırmak için 30 kaşı harekete geçirmek gerekiyor.
  ♥ Kediler ultrason seslerini duyarlar.
  ♥ Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır.
  ♥ Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.
  ♥ Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki

kaloriden daha fazladır.
  ♥ Kış aylarında, Moskova’daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar.
  ♥ Kıta isimlerinin hepsi ayni harfle başlayıp ayni harfle biter.
  ♥ Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir.
  ♥ Kopeklerin ter bezleri ayaklarındadır.
  ♥ Kutup ayıları solaktır.
  ♥ Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi.
  ♥ Marilyn Monroe’nun altı ayak parmağı vardı.
  ♥ Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler.
  ♥ Mexico City her sene 25 cm kadar batıyor.
  ♥ Mickey Mouse’dan önce en meşhur çizgi film kahramanı Felix The Cat’di.
  ♥ Monako’nun ulusal orkestrası ordusundan daha geniş bir kadroya sahiptir.
  ♥ Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır.
  ♥ New York bir zamanlar Amsterdam`dı.
  ♥ Newton, yer çekimi kanununu fark ettiği zaman 23 yaşındaydı.
  ♥ Norveç’in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer.
  ♥ Ortalama bir buzdağının ağırlığı 20 milyon ton.
  ♥ Ortalama bir erkek, hayatinin 3350 saatini tıraş olmak için harcar.
  ♥ Ortalama bir insan hayati boyunca iki yılını telefonda konuşarak harcıyor.
  ♥ Ortalama bir pire, kendi büyüklüğünün 150 katı yüksekliğe zıplayabiliyor. Bu oranı tutturmak için bir insanin yaklaşık 30 metre zıplaması gerekli.
  ♥ Ortalama olarak, Amerika’da günde üç adet cinsiyet değiştirme operasyonu gerçekleşmektedir.
  ♥ Ödemeli telefon konuşmalarının çoğu babalar gününde ediliyor.
  ♥ Pablo Picasso, parasızlık çektiği gençlik günlerinde yaptığı resimleri yakarak ısınırdı.
  ♥ Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kustur.
  ♥ Peru’da hiç umumi tuvalet yoktur.
  ♥ Rodin’in unlu ‘Düşünen Adam’ heykeli aslında İtalyan şair Dante’nin portresidir.
  ♥ Rusya’nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır. 

  ♥ Rusya’da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir.
  ♥ Sadece bir tane kovboy filmi kadın yönetmen tarafından çekilmiştir
  ♥ Sadece dişi kanaryalar ötebilir.
  ♥ Sadece dişi sivrisinekler ısırır.
  ♥ Sağ elini kullanan insanlar sol elini kullananlara göre ortalama dokuz yıl daha fazla yaşıyorlar.
  ♥ Sahra çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır.
  ♥ Salatalığın yüzde 96’si sudur.
  ♥ Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir.
  ♥ Sarışınların esmerlere göre daha fazla saçı vardır.
  ♥ Sığırların dört tane midesi vardır.
  ♥ Sihirli sözcük‘Abrakadabra’ ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti.
  ♥ Sineklerin beş gözü vardır.
  ♥ Suudi Arabistan’da hiç ırmak yoktur.
  ♥ Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.
  ♥ Tarantulalar iki bucuk yıl yiyeceksiz yaşayabilirler.
  ♥ Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altın 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır.
  ♥ Timsahlar dillerini dışarı çıkaramazlar.
  ♥ Timsahlar renk korudur.
  ♥ Tom sawyer daktiloda yazılan ilk romandır.
  ♥ Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir.
  ♥ Uyurken, televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori harcıyoruz.
  ♥ Ünlü çizgi film kahramanı Temel Reis, 1919 yılında Elzie Crisler Segar tarafından yaratıldı.
  ♥ Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır.
  ♥ Venus saat yönünde dönen tek gezegendir.
  ♥ Virginia woolf kitaplarının çoğunu ayakta yazmıştır.
  ♥ Yarım kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar.
  ♥ Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.
  ♥ Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep kullanırdı.
  ♥ Yeni Zelanda, dünyadaki her türlü iklimin yaşandığı tek ülkedir.
  ♥ Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.
  ♥ Yetişkin bir insan günde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır.
  ♥ Yıllara göre ortalama alındığında, her sene eşekler tarafından öldürülen insan sayısı uçak kazalarında ölenlerin sayısından daha fazla.
  ♥ Yunuslar bir gözleri açık uyurlar.
  ♥ Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.
  ♥ Zürafalar 35 cm uzunluğunda siyah bir dile sahiptirler.
  ♥ Zürafalar yüzemez. Yüzse bile kesin boğulur
  ♥ Zürafaların ses telleri yoktur.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/10/2007 - dişlerimiz

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI

 

 

Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir.

Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır. 

Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini  kalıcı dişlere bırakır.  

Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve  kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir. 

Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir. 

1. Diş Çürümesi 

 

Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır: Duyarlı bir diş yüzeyi, mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalardır. 

Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır. 

Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumuşak dokuya ulaşabilirler. 

Asitler dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturur. Bu delikler giderek genişler ve küçük oyuklar haline gelir. Diş minesinin erimesinden sonra çürük hızla ilerler, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana getirir. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşmaya ve birikmeye başlar. Buna diş apsesi denir. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanarak yemek artıklarının çıkarılması dişlerin çürümesini, diş eti hastalıklarının oluşumunu ve ilerlemesini önler. 

Dişlerin ağrımaması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerekir. Diş hekimleri gerektiğinde dişlerin filmini çekerek gözle görünmeyen diş oyuklarını da belirleyebilirler. 

Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından, hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hiçbir şey kendi doğal dişlerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür. 

Diş sağlığı açısından sularla aldığımız flor da çok önemlidir. Sularında flor eksikliği olan yerleşim yerlerinde diş çürüklerinin oranı çok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır. 

2. Diş Eti Hastalıkları

Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene kemiği içinde kalan bölümüne ise dişin kök bölümü adı verilir. Diş kökü diş yuvasında çene kemiğine özel doku uzantıları ile sıkıca bağlanmıştır. Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kokusu olduğunda nedeni araştırılmalıdır. 

 

Diş eti hastalıkları en önemli diş sağlığı sorunları arasındadır. Ağız hijyeninin bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Başlangıç döneminden itibaren diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamalarında diş hekimi muayenesi zorunludur. Diş etleri, diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalar genel olarak diş eti hastalığı olarak bilinmektedir. Diş üzerindeki plaklar bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen diş eti iltihapları çene kemiğinin de iltihaplanmasına ve zarar görmesine yol açabilir. 

Diş çürüğü, diş eti hastalıkları, sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sorunları, ağız bakım yetersizliği ağız kokusuna neden olabilir. Bu hal, sosyal ilişkileri de etkiler. Bazı metabolizma hastalıkları da ağızda kendine özgü kokular yapabilir. 

3. Dişlerin Gelişim Bozuklukları 

Ağızda kapanma bozukluklarına neden olan diş düzensizlikleri dişlerin çürümesini kolaylaştırır ve daha erken dönemde dökülmesine yol açar. Düzensiz dişler, alt ve üst çene arasındaki ilişkinin bozulmasına neden olabilir. Çiğneme ve temizleme güçlüğü yaratırlar, kötü ağız kokusuna yol açarlar.

Düzensiz dişlerin en önemli nedeni süt dişlerinin zamanından önce yitirilmesi olabilir. Bunun sonucunda çıkan kalıcı dişler birbiri üzerine gelecek biçimde yerleşebilirler. Düzensiz dişler konuşma bozukluklarına ve görünüm bozukluklarına neden olabilir. 

Sigara dişlerde renk değişikliği yapar. Sigara içenlerin dişleri kahverengimsi bir renk alır. Canlılığını kaybetmiş olan dişler gri renkte görünür. Çocuklarda hatalı olarak kullanılan bazı ilaçlar da dişlerde renk değişikliğine neden olabilir. Aşırı derecede flor dişlerin sararmasına neden olabilir.

Hamilelikte ve süt çocukluğu döneminde kullanılan antibiyotik vb. bazı ilaçlar dişlerde kalıcı renk değişikliklerine neden olabilir. Bu nedenle hekim önerisi olmaksızın ilaç kullanılmamalıdır

4. Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur? 

 

Diş hastalıkları ve diş sağlığının korunması açısından erken tanı çok önemlidir. Bu nedenle yılda en az iki kez diş hekimine muayene olunması önerilir. 

Diş çürümelerinin önlenmesinde sularda yeterli flor olması, düzenli olarak dişlerin fırçalanması, diş ipi kullanılması, aşırı tatlı ve şekerli yiyeceklerden olabildiğince kaçınma bunlar yendiğinde mutlaka dişlerin fırçalanması, diş hekimi kontrollerine gidilmesi temel uygulamalardır. Diş eti hastalıklarının önlenmesinde de diş fırçalama ve düzenli diş hekimi kontrolleri önemlidir. 

Dişlerde gelişim bozuklukları varsa erken dönemde özel diş hekimliği dallarında uzmanlaşmış birimlere başvurularak gerekli tedavi sağlanmalıdır. 

Aşırı asitli ve şekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırır. Dişler sert cisimlerle karıştırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır. Bunlar diş minesinin çatlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden olur. Diş minesinin koruyucu etkisi ortadan kalkar. 

5. Diş Fırçalama Tekniği 

Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır. Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça naylon ve orta sertlikteki fırçalardır. Ağız içinde kolay hareket ettirilmesi ve arka dişlere rahat ulaşabilme açısından fırçanın kafasının fazla büyük olmaması tercih edilir. Uygun fırça seçildikten sonra dişler en az günde iki kere düzenli olarak fırçalanır. Diş macunu ağza verdiği hoşa giden koku ve his nedeniyle diş fırçalanmasını kolaylaştırır. Diş parlatma tozları diş hekimi önerisi olmadıkça kullanılmamalıdır. Aşırı kullanımlar diş sağlığı açısından zararlıdır. 

Diş fırçalanmasında fırçanın duruşu dışındaki temel hareket aynıdır: Fırça diş eti çizgisine eğimli olarak yerleştirilir. Bu durum bozulmadan küçük dairesel hareketlerle dişler fırçalanır. Daha sonra fırça, bir fırça boyu kadar kaydırılarak fırçalama sürdürülür. 

1.   Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve diş eti hizasından başlanarak ağız  boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Dış yüzeylerden başlayan fırçalama sert darbeler halinde değil, yumuşak ve daireler çizecek biçimde, ön dişlerden arka dişlere doğru yapılmalıdır. 

2.   Daha sonra dişlerin iç yüzeyleri aynı şekilde fırçalanır. Bu işlemde fırça eğik tutularak, diş etinden ağız boşluğuna doğru hareket ettirilir. 

3.   Daha sonra dişlerin çiğneme yüzeyleri fırça düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır. 

Fırçalama işleminin en az iki-üç dakika sürmesi gerekir. Sağlıklı diş etleri fırçalama sırasında kanamaz.

Diş fırçası kişiye ait bir araçtır, başkalarıyla paylaşılmaz. Diş fırçaları birkaç ayda bir, en geç altı ayda  değiştirilmelidir. Gerektiğinde ara yüzlerin etkin olarak fırçalanmasını sağlamak üzere ara yüz fırçaları kullanılır. Bunlarla ilgili önerilerini almak üzere diş hekimine başvurmak gereklidir. 

6. Diş İpi Kullanımı 

Diş ipi, diş aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması açısından çok yararlı bir araçtır. Çok küçük yaşlardan başlanarak uygun diş fırçalama ve diş ipi kullanma tekniklerinin öğrenilmesi gerekmektedir. 

Dişler fırçalandıktan sonra diş ve diş eti çizgisi ile dişler arasında kalan yemek artıklarının temizlenmesi için diş ipi kullanılır. Bu artıklar en önemli çürük nedenlerindendir. 

1.   Otuz santimetre kadar diş ipi alınır. Diş ipinin bir bölümü bir elin orta parmağına diğer                ucu da diğer elin orta parmağına dolanır. İpin bir bölümü ortada kalmalıdır.

2.   Ortada kalan ip bölümü işaret parmağı ile geriye doğru itilir.İp, dişler arasından geçirilir.                 Bu  hareket sırasında sert olunmamalıdır. İp diş etine kadar indirildikten sonra ağız           boşluğuna doğru diş aralarını sıyıracak biçimde indirilir. Bu sırada diş etinin               kesilmemesine   özen gösterilmelidir.

3.   Aynı uygulama diğer bir parça ip alınarak alt dişler için de tekrarlanır.

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/10/2007 - çılgın bilgiler :)))

ÇILGIN BİLGİLER
Uzaydaki gözümüz
Adı Hubble. Hubble bir uzay teleskopu. Hiç durmadan, yorulmadan 1990 yılından beri uzayı gözlemliyor. Kolay gelsin Hubble.
Güneş tutulması
İnkalar için, güneş tutulması çok korkutucu bir olaydı. Bu durum onlar için, güneş tanrısının kızgınlığından kaynaklanıyordu.
 
Sanki bir kuğu
Mamenkisaurus, küçük başı ve 10 metrelik boynuyla en uzun dinozorlardan birisiydi.
Hangisi Kristof Kolomb?
Bir dokumacının oğlu olarak dünyaya gelen ünlü kâşif Kristof Kolomb'un yaşadığı sürede hiç resmi yapılmamış.
 
Ayaklı mutfak gibi
Viking ailesinde kadınlar, yemek ve dokuma işlerini üstlenmişlerdi. Kullandıkları araç ve gereçleri yanlarından hiç ayırmazlardı.
Yaşasın atmosfer
Hava, bulut, yağmur, su... İşte atmosfer olmasaydı, bunlar da olmayacaktı. Mozart, Einstein, Leonardo da... Yaşasın atmosfer!
 
Daha dün gibi
Dünyada ilk tek hücreli canlı yaşam suda başlamıştı. Ne zaman mı? Çok değil; bundan 3.8 milyar yıl önce.
Konuşan boyalar
Kızılderililer, yüzlerini değişik biçimlerde boyayarak kimi eylem ve isteklerini yansıtırlardı.
Aydan bakıldığında ne görünüyor?
Aydan bakıldığında. dünya üzerinde görülebilen tek yapı 6500 km. uzunluğundaki Çin Seddi'dir.
 
Bir timsahın ağzının kapanmasını sağlayan çene kasları öylesine güçlüdür ki, özel bir çaba harcamasına gerek kalmadan yetişkin bir insanın bacağını kopartabilir. Ancak ağzının açılmasını sağlayan kasları aynı oranda güçlü değildir. Tek elle bastırıldığında, timsahın açık olan ağzı kolaylıkla kapatılabilir.
 
Denizyılanlarının kimileri suyun yüzeyinde kalabilmek ve hızlı hareket edebilmek için bol miktarda hava yutarlar ve kendilerini balon gibi şişirirler
 
 
 
 
Altın bitki
Çek. Cumhuriyeti'nden Nemce isimli bir kimyager, yaptığı deneyler sonucunda içine altın karıştırılmış toprakta bitki yetiştirmeyi başardı.
 
Su, dünyanın her tarafında öylesine boldur ki, Büyük Sahra Çölü'nde su kaynağı bulmak için yapılan sondajlarda canlı balıklara bile rastlanmıştır.
 
Nereye bakarsanız bakın, suya rastlarsınız. Dünyanın üçte ikisi sularla kaplıdır ve insan vücudunun da yaklaşık yüzde 70'i sudan oluşur. Ayrıca evrendeki hemen her iki maddeden biri sudan nasibini almıştır. Çünkü suyu, atmosferde en çok rastlanan hidrojen ve oksijen elementleri oluşturur.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/10/2007 - dunyanın 7 harikası

BABİL'İN ASMA BAHÇELERİ

Dünya'nın yedi harikasından biri. Bugünkü Irak'ın güneyinde bulunan ve döneminde Babil uygarlığının başkenti olan Babil kentindeki kraliyet sarayındaki bahçeler. Babil'in asma bahçeleri, bir dizi zigguratın teraslarında kurulmuş olan çatı bahçeleriydi. Bu bahçeler, kurulan bir sistemle, Fırat Nehrinin suyu bu bahçelere pompalanarak yapılıyordu.

 
    Büyük boyutta görmek için tıklayınız
Resmi büyük boyutta görmek için tıklayınız
Bahçeler, Kral II. Nabukadnezar tarafından yaptırıldı. Efsaneye göre, II. Nabukadnezar bu bahçeleri, Asur Kralı III. Adadnirari'nin annesi olan Kraliçe Sammu-ramat'ı veya anavatanını ve yeşilliği özleyen Medialı karısı Amytis'i avutmak için yapmıştı. Babil'in asma bahçelerinin günümüze gelen kesin izleri yoktur. Fakat, bölgede araştırma yapan arkeologlar, Babil'deki sarayın kuzeydoğusunda görünüşü garip olan temel ve tonozlar buldular. Bunların Babil'in Asma Bahçelerine ait olduğu düşünülmektedir. Babil'in Asma Bahçeleri, klasik yazarlar tarafından ayrıntılı bir şekilde tanımlanmıştır. Günümüzde bu tanımlara göre çizilen resimler bulunmaktadır.

 

İSKENDERİYE FENERİ

Dünyanın 7 harikasından biri olan İskenderiye Feneri Antik Çağın en ünlü deniz feneridir. Bu fener, daha sonra yapılan tüm fenerlere bir örnek teşkil etmiştir. M.Ö. 280 yıllarında İskenderiye Limanındaki Pharos Adası'nda Knidoslu Sostratros tarafından yaptırılmıştır.

 
    Büyük boyutta görmek için tıklayınız
Resmi büyük boyutta görmek için tıklayınız
Fener üç katlı idi. Fenerin alt katının kare, orta katının sekizgen ve üst katının silindir şeklinde olduğu söylenir. Yüksekliği konusunda anlatılanlar değişiktir; bazılarının söylediklerine bakılırsa 180 metreydi. Tepesinde, İskenderiye limanına giren gemileri yol gösteren bir ışık yanardı. Fener, 1375´te olan bir deprem sonucu yıkıldı.

 

 

 

RODOS HEYKELİ

Dünyanın yedi harikasından biri olan Rodos Heykeli, Güneş tanrısı Helios'un tunçtan yapılma dev heykelidir. Heykel, Lindoslu Khares tarafından Rodos limanının ağzına yapılmıştır.

 
    Büyük boyutta görmek için tıklayınız
Resmi büyük boyutta görmek için tıklayınız
Orta Çağdan kalan bir inanca göre; heykelin bacakları arasından gemiler geçiyordu. Fakat, bu teknik olarak olanaksızdır. Yaklaşık olarak 32 metre yüksekliğinde olan Rodos Heykeli, M.Ö. 305 - M.Ö. 304 yılları arasında kuşatma altında bulunan Rodos'un kuşatmadan kurtulması anısına yapılmıştır. Heykel, kuşatmadan kalan tunç gereç ve silâhların eritilmesiyle yapılmıştır. Rodos Heykeli, M.Ö. 280'den 225'e kadar, gemicilere karayı gösteren bir işaret görevini gördü, daha sonra adayı sarsan bir deprem sonucu yıkıldı.

 

 

ZEUS HEYKELİ

Dünyanın yedi harikasından biri olan Zeus Heykeli, Yunanistan´da Olympia kentindeki Zeus Tapınağı için yaptırılmıştır. 12 metre yüksekliğindeki görkemli heykel, M.Ö. 430'larda büyük Yunan heykelcisi Pihidias tarafından sekiz yılda yapılmıştır.

 
    Büyük boyutta görmek için tıklayınız
Resmi büyük boyutta görmek için tıklayınız
Dev bir sandalyeye oturmuş olan Zeus heykelinin sağ elinde bir Nike heykeli, sol elinde ise üstüne kartal konmuş bir asa vardı. Heykelin, giysileri altın, bedeni fil dişi ve gözleri değerli taşlardan yapılmıştı. Günümüze hiçbir kopyası ulaşmayan heykelin, M.S. 426 yılında Zeus tapınağının yıkılması sırasında ya da bu olaydan 50 yıl sonra Konstantinopolis'teki (İstanbul) bir yangında yok olduğu düşünülmektedir

 

MAUSELION

Dünyanın yedi harikasından biri olan Mauselion, M.Ö. 353 yılında ölen Karya Kralı Mausolos icin Halikarnas'ta (Bodrum) yaptırılan anıt mezardır. Mauselion, Kral Mausolos'un eşi Kralice Artemisia tarafından yaptırılmıştır. Mezarın yapımında dönemin en önemli mimar ve heykelcileri çalışmıştır.

 
    Büyük boyutta görmek için tıklayınız
Resmi büyük boyutta görmek için tıklayınız
Bugün büyük anıt mezarlar için kullanılan "mozole" sözcüğü Mausolos'un Halikarnas'taki bu anıt mezarından gelmektedir. Mezar, 15. yüzyıldan önce bir deprem sonucu yıkılmıştır. Daha sonra, bugünkü Bodrum kalesini yapanlar, mezarın kalıntılarını kullanmışlardır.

 

 

ARTEMİS TAPINAĞI

  İzmir yakınlarındaki Ephesos'ta bulunan dünyanın yedi harikasından biri. M.Ö. 560 - 550 yılları arasında Lidya kralı Kroisos tarafından İon düzeninde yaptırıldı. Tapınak, M.Ö. 356 yılında bir deli tarafından yakıldı. Bunun üzerine, yanan tapınağın temelleri üzerine yeniden inşa edilmeye başlandı ve M.Ö. 344 -250 yılları arasında tamamlandı. Artemis tapınağı, o güne kadar yapılan Yunan tapınaklarının en büyüğüydü. Zemini bataklık olduğundan tapınak, 3 m yüksekliğindeki 13 basamaklı kaide üstüne oturtuldu. Tümüyle mermerden yapılan tapınaktaki heykeller tam bir şaheser niteliğindeydi. M.Ö. 262 yılında bir istilâcı tarafından yıkıldı; fakat tekrar onarılmadı.

 
    Büyük boyutta görmek için tıklayınız
Resmi büyük boyutta görmek için tıklayınız
Tapınağın ilginç özelliklerinden biri de bir banka gibi görev yapmasıydı. Tapınağa armağan edilen ya da emanet olarak bırakılan değerli eşyaları kabul etme, tapınak bütçesinden kredi verme gibi görevleri Baş Rahip Megabysos üstlenmişti. Artemis Tapınağı'nın birtakım ayrıcalıkları da vardı. Bunlardan en önemlisi, tapınağa sığınıldığında, burada kaldığı sürece dokunulmazlık hakkının tanınmasıydı. Bu durum pek çok suçlunun tapınakta toplanmasına neden olmuştur.

19. yüzyılda yapılan kazılarda ilk tapınak ortaya çıkarıldı. Bu kazılar 20. yüzyılda da sürdü. Bugün Link: British Museum' da tapınağa ait sütunların bir kısmı sergileniyor olsa da tapınaktan geriye pek fazla bir şey kalmamıştır. Bu tapınakta olan heykellerden biri olan Tanrıça Artemis'in heykelinin birçok kopyası günümüze kadar ulaşmıştır. Tanrıça Artemis heykelinin, M.Ö. 117 - 138 yıllarında yapıldığı tahmin edilen bir kopyası da bugün Selçuk Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir

 

KEOPS PRAMİTİ

Mısır'da El-Gize yakınlarında bulunan piramit şeklindeki firavun mezarları. M.Ö. 2613 - 2494 yılları arasında Mısır'da hüküm süren 4. sülale döneminde yaptırılmıştır. Toplam üç tane olan piramitler, Dünya'nın yedi harikasından biri kabul edilirler. Bu piramitlerin adları Keops, Kefren ve Mikerinos'tur. Keops piramidini, 4. sülalenin ikinci firavunu olan Keops yaptırmıştır. Keops piramidi, üç piramidin en büyüğü olduğundan Büyük piramit adıyla da anılır. Kefren piramidini ise, 4. sülalenin dördüncü firavunu olan Kefren tarafından yaptırılmıştır. En son inşa edilmiş olan Mikerinos piramidini de, 4. sülalenin altıncı firavunu Mikerinos yaptırmıştır. Bu üç firavunun mezarları kendi yaptırdıkları piramitlerin içindedir. Firavunlar, öldükten sonra bir çok değerli eşyası ile birlikte gömüldüler. Fakat, her üç mezarda zaman içinde sürekli yağmalandıklarından, bugün bu eşyaların çoğu bulunamamaktadır.

 
    Büyük boyutta görmek için tıklayınız
Resmi büyük boyutta görmek için tıklayınız
Eski Yunana tarihçisi Heredots, tam anlamıyla bir teknik ustalık ve mühendislik harikası olan bu piramitlerin yapımının 20 yıl sürdüğünü ve yapımında yaklaşık 100 bin kişinin çalıştığını ileri sürmiştir. Tahminlere göre, Keops piramidi insan elinden çıkan yapıtların en büyüğüdür. Bu görkemli yapı için her biri ortalama 2,5 ton ağırlığında yaklaşık 2,3 milyon blok taş kullanılmıştır.

Bu üç piramidin araziye yerleştirilmelerinde kullanılan geometri bilgisi, taşların kesimindeki titizlik, yapının dev boyutu, kullanılan taşların ağırlığı ve piramitlerin yapıldığı dönemdeki koşullar düşünüldüğünde ortaya çıkan bir çok soru bugün halâ çözülememiştir. Ağır yükleri kaldırmak için kullanılan makaralı halat sistemini bilmeyen Eski Mısırlıların, piramitleri nasıl inşa ettiklerine dair ortaya atılan düşüncelerden en inandırıcı olanı, piramitle birlikte yükselen, tuğla, toprak ve kumdan yapılmış rampalar yaparak taş blokları bunların üstünde kızaklar, silindirik takozlar ve manivelalar aracılığı ile çektikleridir.

Keops piramidin güneyinde Büyük Sfenks vardır. Sfenks'in yüzü, firavun Kefren'in yüzü, bedeni ise yatan bir aslanın bedenidir. Keops'un piramidine giden yolun üzerinde Keops'un annesi Kraliçe Heteferes'in defin eşyalarının bulunduğu bir çukur mezar vardır. Bu mezarın dibinde, Kraliçenin boş lahiti vardır. Lahit, üzerindeki mücevherler ve mobilyalar, dönemin zanaatçılarının sanatsal yeteneklerinin ve teknik yetkinliklerinin gelişmiş olduğunu göstermektedir. Mısır piramitleri, henüz sırları çözülmemiş olarak, güzellikleriyle insanı büyüleyici güzelliktedir.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/10/2007 - kim ne icad etti???

AKÜ: PLANTE

VİNÇ: ROMALI VİTRUVİUS

MATKAP: G. SOMMEİLLER

ARŞİMED BURGUSU: ARŞİMED

ROBOT: E. SPERRY

RADYOAKTİVİTE: A. BECQUEREL

RADYUM: CURİE'LER

AMPUL: EDİSON

ASANSÖR: E. OTİS

BALON: MONTGOLFİER KARDEŞLER

BAROMETRE: TORİÇELLİ

BARUT(DUMANSIZ): SCHULTRE

BENZİN MOTORU: N. OTTO

BİSİKLET: K. MACMİLLAN- J.K.STARLEY

BUHAR TRİBÜNÜ: PARSONS

BUHARLI GEMİ(GELİŞMİŞ): FULTON

BUZ MAKİNESİ: GORRİE

ÇELİK(PASLANMAZ): BREARLEY

ÇİMENTO: ASPDİN

DAKTİLO: C. LATHAM..

DENİZALTI: JOHN HOLLAND

DİNAMİT: NOBEL

DİNAMO: PİCİNOTTİ

DİZEL MOTORU: DİEZEL

DOKUMA MAKİNESİ: HARGREAVES

DÜRBÜN: LİPPERSHEY

FOTOĞRAF(İLK ŞEKLİ): NİEPCE

GRAMOFON: BERLİNER

HAVA POMPASI: GURİCKE

HELİKOPTER: SİKORSKİ

HESAP MAKİNESİ: PASCAL

HOPARLÖR: RİCE/KELLOGG

JET UÇAĞI: OHAİN

KAĞIT İMALİ(SELÜLOZDAN): DAHL

KARBÜRATÖR: DAİMLER

KAUÇUK: GOODYEAR

KRONOMETRE: HARRİSON

LOKOMATİF: STEPHENSON

MATBAA: GUTENBERG

MİKROFON: BERLİNER

MİKROSKOP: JANSSEN

MORS ALFABESİ: SAMUEL MORS

MOTOSİKLET: DAİMLER

NAYLON: DU PONT LABORATUVARI

NEON LAMBASI: CLAUDE

OTOMOBİL(4 TEKERLİ): BENZ- DAİMLER

PARAŞÜT: VERANZİO

PARATONER: BENJAMİN FRANLİN

PİKAP: EDİSON

PİL: VOLTA

PLANÖR: OTTO LİLİENTAHİ

PROJEKTÖR: SPERRY

RADAR: TAYLOR VE YOUNG

RADYO: MARCONİ

RENKLİ FİLM: WESTCOTT

ROKET: GODDARD

RÖNTGEN TÜPÜ: COOLİDGE

SESLİ FİLM: ERNST RUHMER

SİNEMA MAKİNES: LUMİERE KARDEŞLER

TELEFON: GRAHAM BELL

TELESKOP: KEPLER-GALİLEO-

TELEVİZYON: BAİRD

TELGRAF: MORSE

TELSİZ TELGRAF: MARCONİ

TERMOMETRE: FAHRENHEİT-GALİLEO-CELSİUS-REAUMUR

TEYP: POULSEN

TRANSFORMATÖR: STANLEY

UÇAK: WRİGHT KARDEŞLER

ZEPLİN: KONT VON ZEPPELİN

DPT: P. MULLER

ELEKTRON MİKROSKOBU: KNOLL VE RUHKA

GEİGER SAYACI: J. H. W. GEİGER

HOVERKRAFT: C. COCKERELL

İNSÜLİN: BANTİNG VE BEST

KARBON 14 TARİHLEMESİ: W. F. WİLLARD

LAZER: C.H. TOWNES

TÜKENMEZ KALEM: L. BİRO

AEROSOL: GOODHUE- SİLLİVON

ÇAMAŞIR MAKİNESİ: HURLEY MACHİNE CO.

ELEKTRİK SÜPÜRGESİ: CECİL BOOTH

UZUNÇALAR: PETER GOLDMARK

VİDEO: A. PONİATOFF

YALAN MAKİNESİ: JOHN LARSON

YOL İŞARETLERİ: PEREY SHAW

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

eglence

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
ipeksugirl

Kategoriler

Arkadaşlarım

rainny
kizlaricin
barbiemelda
altinlale
elifeksi
asksizprenses
edanurkiz
cerenandcemre
ŞEYMA NUR GÜLER
azbuz98
morpamuk
aykizseyma
busegirls
nisankiz
destina12
11witch
ipekgirl
winxsevgi
destina01
nilgunhepsi
gruphepsiwinxclub
colouredworld
sirinkediler
ipeksugirl
sirindakikalar
sugirl
qissem
zeynebinharikalardiyari
dollzmaker
Yeni Sayfa 4


Web sitemiz hakkında ne düşündüğünüzü bilmek isteriz. Lütfen görüşlerinizi ortak konuk defterine yazın; böylece düşüncelerinizi diğer ziyaretçilerle paylaşabiliriz.

Açıklamalarınızı Ekleyin



Açıklamalarınızı gönderdikten sonra, kütüğe eklediklerinizi görmek için bu sayfayı tarayıcınızla yeniden yüklemeniz gerekir.


Yazar bilgileri buraya yerleştirilir.
Telif Hakkı © 2001 [Kuruluşun Adı]. Tüm Hakları Saklıdır.
Son düzeltme tarihi: .