|
Diyelim ki bir deste para ekstra paranız var ve bir bankaya gittiniz. Bankadaki adam paranızın hepsini ona vermenizi söyledi. Sizin için paranızı işletecek ve sizi zengin edecek. Size “Bana güven” diyor. Güvenir misiniz? Yeni bir araştırma yabancılara güvenip güvenmemeniz konusunda beyinde oxytocin adı verilen bir kimyasalın etkili olduğunu gösteriyor. Zürih Üniversitesi’ndeki araştırmacılar bu kimyasalı koklamanın finansal durumlarda insanları daha güvenilir yapmaya yeterli olduğunu söylüyor. Geçmişte hayvanlar arasında yapılan çalışma, oxytocin kimyasalının arkadaşlar yada anne ve yavru arasındaki yakınlıkta etkili olduğunu göstermiştir. Bu fikri test etmek için araştırmacılar 58 erkek iş arkadaşını riskli bir yatırım oyununa soktular.
Araştımacılar önce erkekleri eşleştirdiler. Her çiftin bir üyesi yatırımcı rolünü üstlendi. Diğeri ise emanetçi yani yatırımcının parasını emanet ettiği kişi oldu. Her katılımcı belli bir para değerinde 12 adet fiş aldı. Oyunun sonunda ellerinde kalan fiş değerinde nakit para alabileceklerdi. Yatırımcılar emanetçilere ne kadar fiş vermelerine karar vermek zorundaydılar. Ne kadar verirlerse değeri dört kat artabilirdi. Oyun başlamadan önce bazı yatırımcılara oxytocin koklatıldı. Diğerlerine ise aktif olmayan bir madde koklatıldı. Kimse neyi kokladığını bilmiyordu. Oxytocin koklayan gruptaki katılımcıların yarısı tüm fişlerini emanetçilere verdi. Diğerleri ise fişlerinin bir kısmını verdi. Buna karşılık oxytocin koklayaman grubun sadece %20’si tüm fişlerini emanetçisine verdi.
Çalışma, oxytocin spreylerinin çıkar amaçlı kullanımı endişesini yaratsa da araştımacılar, iyi çekilmiş bir reklam filmi yada kurnazca yapılan bir pazarlama taktiği karşısında da beynin kendiliğinden oxytocin salgılayabileceğini söylüyorlar. Tüm bu araştımaların en heyecanlı kısmı ise tıbbi imkanlar. Eğer oxytocin maddesinin beyinde nasıl çalıştığı çözülürse zihinsel sorunları olan kişilere yardımcı olma imkanı doğabilir. Çünkü bu kişiler sosyal ortamlarda korku duymaktadırlar. |